Müdürümüz Polis Meslek Eğitim Merkezinde Ahiliği anlattı

 

13 Ekim 2017 tarihinde Kırşehir Polis Meslek Eğitim Merkezinde Müdürümüz Öğr. Gör. Kâzım CEYLAN tarafından “Bir Medeniyet Hareketi Olarak Ahilik” konulu konferans verildi. Konferansa Polis Meslek Eğitim Merkezi yöneticileri ve çok sayıda polis adayı öğrenci katıldı.

 

Konferansta Öğr. Gör. Kâzım CEYLAN, “Ahiler her zaman Devletin bekâsını düşünmüşlerdir” dedi.

Terim olarak, XVIII. yüzyıldan sonra bir esnaf-sanatkâr birliği hâline dönüşmüş olsa bile, XIII. yüzyıldan itibaren Anadolu’da görülmeye başlayan, Anadolu’nun vatanlaşmasında ve Osmanlı Devleti’nin kurulmasında büyük rol oynayan dinî, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasî boyutları olan bir sistem olarak tarif edilebilir. Denilebilir ki ahilik, imanın amele dönüştüğü, Anadolu’nun vatanlaşmasını, Osmanlı’nın “cihan devleti” olmasını sağlayan dünyevi ve uhrevi bir sistemdir.  Ahi olabilmek için iki şartın olması gerektiğini bunlardan “birincisi müslüman olmak, ikincisi meslek erbabı olmaktır” dedi. Ahiliğin özünde “hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için” sözü vardır.

 

Ahiliğin başlangıçta bir esnaf teşkilatı olarak ortaya çıkmadığı, içlerinde kadıların, müderrislerin, devlet adamlarının, tüccarların, askeri görevlilerin de olduğu; ahilerin toplumun bütün kesimlerini kucakladığı bilinmektedir dedi ve Ahilik XVI. Yüzyıldan sonlarına doğru meslek teşkilatı şekline dönüşmüştür. Ahiliğin oluşmasına etki eden faktörlerden bahsederek şunları ifade etti :

 

“Fütüvvetnâmeler:. Ahiliğin temel kaynağı fütüvvet-nâmelerdir. Fütüvvet-nâmeler dini-tasavvufi eserlerdir. Fütüvvet-nâmelerin özünde peygamber sünneti ve Kur’an-ı Kerim vardır dedi.

Eğitim alanında Ahiler, sadece erkeklere değil, kadınları da eğitmişlerdir. Ahi Evran Veli’nin hanımı Fatma Bacı’nın kurduğu “Bacıyan-ı Rum” (Anadolu Kadınlar Teşkilatı) ile kadınları da eğitmişler, onları aşına, işine, eşine bağlı yetiştirmişlerdir. Onları meslek sahibi yaparak üretici konuma getirmişlerdir.

İktisadi Sistem Ahilik Selçuklu ve Osmanlı iktisadi sisteminin özünü oluşturmuştur. Bu iktisadi anlayışın temelinde çalışmak, üretmek, kalite, emeğe saygı, dayanışma, helâl kazanç, helâl lokma, yardımlaşma, israftan kaçınma… gibi islâmi kurallar vardır. Ahiler bu alanda da inançlarını hayata geçirmişlerdir. Ahiler ihtiyaçlarından fazlasını ihtiyacı olana dağıtmışlardır. Onlar kârda değil, hayırda yarışmışlardır” dedi.

Ahilik, Türk – İslâm Medeniyetinin Anadolu’da mayalanmasına ve birliğin kurulmasını sağlayan teşkilattır. Ahiler her zaman Devletin bekâsını düşünmüşlerdir. Haz ve hız çağındaki insanlığın Ahilikten öğreneceği çok şey vardır.  Son olarak üniversitede yapılan “ahilik yemini” ederek konuşmasına son verdi.